20,07,2009 pazartesi gecesini salı gününü bağlayan gece uzun süreden beri gitmek için elimizden gelen kombinasyonları yaptığımız Ankara yollarına düşmüştük. 00,30 Denizli Turizm ile yapılan yolculukta illa bir makara veya bir sıkıntı kesin beni bulacaktı, daha önceden yapılan aynı firma ile İstanbul 28 saat, İzmir 15 saat zaman zarfında gerçekleşen yolculuklardan sonra bu sefer yinemi? soruları kafamda kendi kendini yemeye başlamıştı ki ilk bomba şehir çıkışında ön koltukta oturan ve daha sonra kendisi ile çok mevzu yaptığım şahıs tarafından patlatıldı. Klasik nerede ineceksiniz sorusuna İstanbul - Esenler demesi üzerine başta muavin olmak üzere herkes soğuk duş etkisi yaşadı muavin arkadaşın bu araba ankara demesi üzerine adamın verdiği cevap daha bir anlamlı ve şaşırtıcı cinsten di, olsun Ankarada akrabalar var onları ziyaret eder ordan giderim dedi, evet evet bu şaka değil gerçek bu adam gerçekten böyle dedi ve yol boyunca bütün otobüs tarafından yılın manyagı ödülüne layık görüldü her neyse güzel başlayan yolculuk Dinar yakınlarında biraz sıkıntılı oldu ama otobüsün nereye gittiğini düşündükçe çilelerin kralı gelse şükür diyordum. Sabah saat 7,25 sıralarında gri sisli binaların ve hep birilerine küsmüş gibi yürüyen memurların kenti başkent Ankara terminalinde inerek Ankaray üzerinden konaklama yapacağım Dikimevine oradan da 297 numaralı otobüs ile Akdere mevkiine gittim. Ankara da olmak gerçekten güzel bir duygu ve ayrı bir hava veriyordu bana daha önceki sıkıntılarım üstüne gitmem dediğim bir şehir nasıl olmuştu da benim gönlümün başkenti oluvermişti bu benmiydim yoksa başka birisimiydi? Ankara 4 gün kaldım ve 3 gecesi gerçekten çok dolu dolu geçti haaa birde bir gündüzü onur ahmet serkan ve benim sakarya caddesi maceramızda görülmeye değerdi gerçekten. Ankarada bulunduğum sürede başta canımın içi ve arkadaşları olmak üzere hepsine teşekkür etmek bence yersiz teşekkür kelimesi gerçekten anlamsız kalır bana yaptıkları ve yaşattıklarından sonra. Ankaradan cuma öğlen saatlerinde zorda olsa ayrıldım kaldığım semtte düğün vardı ve ege bölgesine göre baya değişik bir düğündü az biraz izlenim yaptım hatta bir ara oynamaya kalkacaktım ama sagolsunlar Denizliden gelıyorum sizin oyunlarını çok begendim dediğimde herkes ayrı bir ilgi ve alaka gösterdi sazcı abi bile benim için bir şarkı çaldı.
Cuma günü yollara tekrardan düştük bu sefer ibre Çankırı, yengemin memleketi olması sebebi ile uzun süreden beri gitmediğim Çankırı'ya bu sefer ayrı bir hava ile gitmiştim içimde buruk bir mutluluk ile. Çankırı gerçekten değişik bir İl nasıl il olmuş nasıl bu kadar zengin herkes anlamadım gitti. Çankırı da kaldığım sürece yengemin ailesi gerçekten beni son derece misafirperver bir şekilde ağırladı hepsine teşekkür ediyorum. Çankırı kalesi görülmeye değer diyorum yolunuz düşerse o çurak manzarayı birde o tepeden görün.
Pazartesi günü sabah saatlerinde artık iç anadolu bölgesine veda etmenin zamanı geldiğini anladık ve düştük yollara rotamız Denizli, ama afyona gelmeden gelen bir telefon sonucu rotamız değişiyor ve düşüyoruz Manisa yollarına. Yolculuğumuz abimle baya makara geçiyor benzin gaz sıkıntısı yaşıyoruz ve en sonunda ikinci abim olan Mestan abimizin yanına gidiyoruz ne alaka diyecekler manisa uşak yolu üstünde olduğundan bizde abilerimizi her fırsatta ziyaret etmek istediğimizden yanına ugradık ve sagolsun yine her zaman ki babacan tavrı ile bizleri son derece güzel bir şekilde misafir etti. Akşam saatlerinde Manisa iline vardık ve günün yorgunlugunu bazı içecekler sayesinde attık. Manisa gerçekten acayip bir şehir sıcak desen o biçim Denizliden uzak kaldığım sürede şehrimi daha bir fazla sevdim ve özledim bu şehir zaten böyle burda yaşadığımız günlerden nefret ederiz ama il dışına çıktık mı derin biz Özlem başlar içimizde. Çarşamba gecesi artık bu yolculukların bir sonu olmalı dedik ve düştük Denizli yollarına baya bir sıkıntıdan sonra ömrümün en uzun, ömrümün en çocuk yolundan gelerek evimize adım attık. Bu gezilerden ve güzel geçen zaman zarfından yine bir ton makara ve macera ile döndük şükür olsun ki evimize yine sağ salim geldik. Aşk rüzgarları, hasret rüzgarlarına karıştı 18 agustos tekrar ankara yollarına gidicez bir aksilik olmaz ise ...