Geride İz Bırakan Bir Sezon


Koskaca bir sezon daha geride kaldı acısı tatlısı yaşananlar ve güzel hatıralar. Sezon başında grubun başına geldiğimde beni nelerin beklediğini ben bile kestiremiyordum askerde oldugum sezon ıcerısınde grubumuzda nelerin döndüğünü hergün öğrendikçe inanın daha bir azimle grubu bir yerlere getirmeye çalışmak için başta liseli ve üniden kardeşlerimle bu yola baş koyduk ve sezon için neler yapabiliriz diye grubumuzun temellerini yeniden daha sağlam şekilde atmaya başladık. Ogünlerde sürekli yanımda olan ve daha önce görmediğim gundi, doğan, osman, kürşat isimli kardeşlerimin gözlerindeki ışıktı belkide bu grubu ayakta tutmamıza vesile olan. Sezonun başından bu yana baya zorluklar yaşadık ama ben bu sene bir ilke edinmiştim ve onuda eksiksiz olarak yapmanın mutluluğunu yaşıyorum. 150 kişi olup 10 kişiden gider yicemize mevzuda geriye takacamıza sağlam 15 kişimiz olsun alayına gider yapalım felsefem ilk başlarda kimse tarafından benimsenmese bile daha sonraki icraatlarda herkes anladı ki kalabalık sadece kalabalıktı 15 20 genç insan 150 200 kişiyi önüne takarak nerelere kadar kovalıyordu zamanla anlaşıldı. Bunu yazmamda ki amaç kimsenin grubu beni bağlamaz benim felsefem budur bu olacaktır. Kuru kalabalıklara inat yaşasın az ama delikanlı tayfa diyorum yine. Bu sene Denizlideki gruplaşmadan dolayı pek organizasyon yapamadık toplu olarak ama münferit olarak yine gittik kendi çapımızda maçlara. Denizlispor - FENERBAHÇEMİZ maçı belkide Denizli GFB adına ilklerin yaşanmasına ve herkes tarafından Denizli GFBnin etkin bir grup olduğunu kanıtlama gibi bir sınav yeriydi. Elimizden geldiğince takımımızı ve kentimize gelen abi ve kardeşlerimizi misafir ettik ekmeğimizi paylaştık herkesi Denizliden memnun şekilde ayrılırken görmek bizlerin o tatlı telaşını ve yorgunlugunu aldı goturdu. Daha sonraları da elımızden geldıgınde maclara katılım gosterdık. Munferit ankara deplasmanı unutulmaz deplasmanlar arasındadır eminim. Ayrıca İsmail kardeşimizi vatani görevini yaptıgı yerde zıyarete gıtmek ve daha bır cok sosyal etkınlıklerımız oldu bu sezonda aralarında en guzel ve anlamlı olan uA grubu uyesı kardeslerımızle özürlü kardeşlerimizi ziyaret etmek ve onlara bir nebze olsun moral vermek adına düzenlediğimiz organizasyon oldu. Burada da üstümüze düişeni yaptık ve kardeşlerimize GFB olarak atkılar hediye ettik. Bizim için sezon gerçekten güzel geçti sadece maç bakmak için oluşan bir grup olmadıgımızı heralde herkes anlamıştır dıye umut edıyorum. Abilik ve kardeşlik bağlarımızın ne kadar sağlam ve etkili olduğu bir kez daha anlaşıldı. Şimdi koca bir sezon geride kaldı ve hep beraber tatile ayrıldık kimse sakın görüşmücez diye üzülmesin unutmayın biz her zaman her yerdeyiz. Denizli GFB olarak tekrardan yaz aylarında bir araya gelerek beste çalışmaları, pankart çalışmaları, piknikler, havuz partileri falanlar filanlar inter milanlar devam edecek. Herkesin emeğine yüreğine sağlık. Bütün kardeşlerimizi gözlerinden öpüyorum.

Yollar Bizimdir



Yollar var Yollar uzun paralası ile sabah 06,15'de bulunduğumuz mekandan yollara düştük rotamız belli Nazilli Devlet Hastahanesi uzun süreden beri kovaladığım özel güvenlik sağlık raporu. Sabah saatlerinin verdiği uyku sersemliği ve geceden kalma olmamız yola etkisini gösteriyor yavaş tempo ile Nazilli'ye doğru akıyorduk. Unutkanlığın vermiş olduğu rahatlık ile Denizli çıkışından almış olduğumuz simit keyfi görülmeye değer derken aklıma saat 7,30'da orada olacağım geldi ve son gaz 28 dakika da Denizli Nazilli yapmış bulunmaktayım. Sarayköy civarında yakıt ve ihtiyaç molasından sonra yolumuza devam edelik dedik ama arabamızda bulunan alemin kralı Seço Reis yıllardın deplasman otobüslerinde yapmadığımız bir durum yapıp benzinlikten gazete ve bazı şeyler patlattı. Yolculuğumuzun geri kalanı seço reisin bu benzinlik patlatma mevzusu ile daha da renklendi. 7,28 gibi nazilli ilçe sınırları içerisinde olduk ve hastanede olan işlerimiz için torpilli olduğumuz Cüneyt abi'yi bulmak için Diyaliz Merkezine doğru gidelim dedik ama kapıda bizi karşılayan sarışın güzel olduğu kadar salak güvenlik kız sanırım oranın başhakemi kendisi artist artist cevaplarına bizlerde makara ile karşılık vererek aradığımız kişiyi bularak koyulduk sağlık raporu yollarına. Anlamadığım bir nokta var başhekim yardımcısı 8,00da hastanede görevli olduğu mevkiide olurken neden doktorlarımız 10,00da görevleri başına yeni gelirler bilemiyorum. Göz, KBB, pskiyatri, nöroloji, İç hastalıkları, Ortapedi servislerinden almış olduğum formalite gibi raporlardan en makara olanı ortapedi ve pskiyatri servisleriydi. Kimse merak etmesin deli falan değilmişim. Servis işlerinden sonra heyet karşısına çıkmayı beklerken saat 12,00 falan civarı idi 16,00 civarı raporların alınacağını bildiğim için nazilliye gelipte pide yemeden gitmek olmaz dedim ve nazillinin en meşhur pidecisi bir buçuk osman abinin mekanına kardeşlerimi götürdüm, osman abi dükkanı baya genişletmiş allah daha çok müşteri ve para versin diyerek o güzelim pidesinden sonra ağaç altı sefası yaptık 2 saate yakın daha sonra ADS Ali kardeşimizin gelmesi ile biraz makara yaptıktan sonra hastaneden zorda olsa sağlık raporumuzu aldık tabi o sırada beklediğimiz zaman zarfından orada bekleyen insanlara en büyük raporu verdiklerini bilmeyen burnu yükseklerde olan Nazillinin yüz karası personele teşekkürlerimi seço reis tarafından ilettim. Salça olduk zaten yeterince 5 dakika daha orada kalsak heralde fena sıkıntı olacaktı nazillinin yüz karası tipsiz kızlara. Raporu aldıktan sonra düştük yine Denizli yollarına haa unutmadan ağaç keyfi yaptığımız esnada minibüs hattında çalışan Denizlili abiye selam olsun tam bir milliyetçi kendisi birşey olursa bu benim numaram bu benim plakam dedi sağolsun. Denizli yollarında Ali kardeşimizin 18,00 arabasına yetişmesi gerektiğinin bilincinde olarak 17,01 itibari ile nazilli ilçe sınırı terk ettik bu esnada arkamda beni takip eden micra sürücüsü güzel bayana bir kez daha selam olsun denizli il sınırına kadar güzel yarıştık ama harbiden 120den ibremiz inmedi inemezdide, o güzel bayana Denizli bizimdir bizim olacak dedim ve dediğimi yaptım Denizliye önde giren ben oldum tabi onu kovalıcam derken bizim yakıt biraz fazla yaktı ama olsun zaten Ali kardeşimizi yetiştirmemiz lazımdı 17,39 itibari ile Ali kardeşimizi otogara bıraktıktan sonra ekibi dağıtmaya geldi sıra. Onur kardeşimi ve Seço reisi bıraktıktan sonra kendimide zorda olsa eve götürdüm. Halen yolun sersemliği var üzerimde ama çok güzel bir günde benimde olan Onur ve Seço kardeşime, Ali kardeşe, Cüneyt Abi'ye, Diyaliz Merkezinde görev yapan sarı saçlı mavi gözlü kesiştimiz kıza, oradaki güvenlik kıza, Nazillide bulunan ve her defasında hey maşallah dediğim kızlarımıza buradan teşekkürlerimi sunarım, ve arabamız içinde top 10da 1 numara olan şarkının şu güzel sözleri ile sizlere veda etmek isterim.

Biraz kızıl biraz mavi

Yanlızlığın asil rengi

Gün Batmadan Gelsen Bari

Keşke dedim Duymadınmı???

Bir Pankart Öyküsü



Grubumuz dahilinde faaliyetlerini yürüten ve her zaman kemik tayfanın en sağlam insanları olarak gördüğüm Lise GFB Denizli oluşumunun bugün pankart çalışması vardı. Liseli kardeşlerim zaten bugüne kadar yapmış oldukları bazı durumlar gereği her zaman bizim için ayrı bir oluşum olarak olduğundan bizde davetli olduğumuz için katılım gösterelim bu kasvetli pazar gününü renkli bir güne çevirelim diye kardeşlerimizi yanlız bırakmak istemedik. Dün gece Onur kardeşimizin doğum günü partisi vardı kendi aramızda daha sonrada asıl parti hesabı karpuzlu votka + redbull + erik partisinden sonra sabah namazı esnasında uyuduğumuz için sabah ister istemez kardeşlerimizin abi neredesin? sorularına cevap vererek uyandık. Kadim dostumuz Kadir ve Seçkin reisin evinde yapılan kahvaltıdan sonra kardeşleri ziyaret ve davetlerine icap etmek için düştük yine yollara onur kardeşimle berabar. Yol boyunca yaptığımız makara ve beste çalışmalarıda görülecek cinstendi hani. Daha sonra uzun uğraşlar ve makaralar sonucunda kardeşlerimizin pankartlarını yaptık. Bu esnada beni arayan kardeşlere ve arkadaşlara pankart yapıyoruz dedim de hepsi güldüler ilk önce ama sonradan onlarda tekrar bir kez daha benim ve grubumun ne kadar manyak olduğunu bu takımı başarı için sevmediğimizi anladılar. Pankartımız kardeşlerimiz için hayırlı olsun nice stadyumlarda deplasmanlarda asılmasını temenni ediyorum. Ayrıca gün içinde kongreden gelen haberlerde bizlerin morallerini alt üst edemedi. Biz zaten sonucu bildiğimiz için biz her şartta ve ortamda yine söylüyoruz, BİZ FENERBAHÇELİYİZ ULAN...







GençLer İçin Eziyete, Memur ve Resmi DaireLer İçin Keyife Dönüşen 19 Mayıs KutLu OLsun. . .


19 Mayıs ATATÜRK'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı tüm ulusa kutlu olsun. Bu bayramda da günler öncesinden hazırlık yapan arkadaşlarımızın neler hissettiklerini anladığım için onların bayramlarını kutlamıyorum, yapmış oldukları çalışmalardan dolayı tebrik ediyorum. Umarım bu bayramları gerçekten bayram gibi eziyetsiz şekilde kutlarız ilerliyen yıllarda.

Taraftarın İstediğini Yapacağız!!!

Sayın Başkan (!) bugün katıldığı 3.devre isimli proğramda yine değişik sözleri ile biz taraftarları şaşırtmayı başardı. Bu şaşırtması zaten bugün resmi sitemizden yapılan maraton a ve b blok bundan sonra taraftar tribünü olacak yazılı açıklamalardan belliydi. Sayın başkan yine çok güzel bir politika izliyor kesin aday olduğu başkanlığı kazanır diyorum ben. Bunun için GFB ve KFY ailelerini etkiledi bile. GFB cephesinde ise yani bizlerde maratona geçmenin ve bundan başkanın etkisinin olması sevindiri olarak karşılandı. Seneye maratonda davul ve pankart serbest haydi hayırlısı bakalım ama ben halen kuşku ile bakıyorum bu aziz yıldırımdan korkulur arkadaş. Her gülüşünün altında bir plan var sayın (!) başkanın . . .

Sevebilme İhtimaLini Sevdik


Soğuk ve şehirler arası deplasman otobüslerinde vazgeçtik çocuk olmaktan
İçimizde büyük bir aşk boynumuzda atkılar
Ben senin bizimle migros tribününde 90 dakika bağırma ihtimalini seviyordum, ama sen hep maratonda 90 dakika çekirdek yiyordun
Yaz sıcağı kale arkasına öyle sert vuruyor du ki biz o zamanlar maratonda olabilme ihtimalimizi seviyorduk
Sadece bilmek zorunda olanların bildiği deplasman şehirlerinde arkadaş oluyorduk, verilen molalarda çayımızı ekmeğimizi paylaşıyor hayata bir kez daha merhaba diyorduk
Biz en çok deplasman yolunda yenen domatesin de bizi sevebilme ihtimalini seviyorduk
Maç çıkışı hep zamansız amansız bir karakol nezarethanesine gidiyorduk sebebini kimsenin bilmediği
Yanımızda oturanlar sevdiklerine şiir yazarken, biz yine pütürlü harflerle Fenerbahçe yazıyorduk sayfalara ama o bilmiyordu
haber bültenlerinde hep holigan olarak çıkıyorduk fakat biz hiç holigan olmadık, yemek molalarında yapılan apaçiliklerimizi saymazsak
Biz senin tribüne gelip sarı lacivert yapabilme ihtimalini seviyorduk
camları kırık dökük otobüs yolculukları ile 25 saat sana gelebilmenin özlemini yaşıyorduk senden menfaat beklemeden
Biz senin bizi sevebilme ihtimalini seviyorduk sunni devre aralarında
yanından geçilen yollardaki ırmakları başına koyuyorduk bestelerimizinama sen yoktun zaten biz seni olasın diye sevmedik
Karşılıksız Ölesiye demiştik bir kere

Biz seninle birgün İzmirde
Biz seninle birgün Ankarada
Biz seninle birgün Denizlide , Konyada, Antepte, Mardinde, Sivasta, Kocaelide, Diyarbakırda biz seninle birgün sadece bizim mutlu olabiliceğimiz misafir tribününde hayata gider yapmabilme ihtimalimizi sevdik

BİZ SENİ HERŞEYDEN DAHA ÇOK SEVEBİLME İHTİMALİMİZİ SEVDİK...

Hasret RüzgarLarı HaLen Esiyor


Salı Gecesini Çarşambaya bağlayan gece dedik sabahlama yapalım ama baktık olmucak heyecanımızı biraz olsun uyuyarak giderelim dedik, heyecanın sebebini sakın hayatımızda ilk kez deplase yapıyoruz olarak algılayamayın 26 yıllık hasretti bizi heyecanlı kılan. Çarşamba günü saat 11,00 civarı otobüsümüzün hareket edeceği noktada toplanmaya başlamıştık. Herkesin gözünde ışık görülmeye değerdi herkes inanmıştı ama nerden bilebilirdik ki inanmayan kişilerin olduğunu. Saat 13,10 gibi Denizliden hareket ettik İzmir'e yolculuk başladı ama ne başlama yaptığımı anonslar, söylediğimiz besteler öylesine güzeldi ki görülmeye değerdi. Sarayköyde mola verelim, Buharkentten bira alalım, Nazilliden erik alalım derken bir baktık ki hiç dediğimiz yerlerden birşey alamıyorduk sanırım birileri bizim geleceğimizi duymuş olmayı bütün marketleri, tekelleri kapatmıştı, ama şartlar ne olursa olsun moralimiz bozulmadan tam gaz devam ettik yolumuza. Otobüs içinde dönen makaraların zaten haddi hesabı yoktu, abi olarak ilk kez otobüsün en önünde gidiyorduk yanımızdakilerle sürekli makara şekli falan, arka koltuğumda giden dijitük kardeşim aydına kadar konuşmadı otobanda bir konuştu tam konuştu heralde kimse unutamaz o dakikaları '' abi ne olur duralım bak tutamuyorum zamanı şekli '' otobanda ihtiyaç molası veren ilk kafile olduk heralde, otoban içerisinde bir ara önümüzden geçen 8taş kafilesine saldıralım dedik ama bizim otobüscü amca bu araba gitmez diyerek taşkınlıklarımızı hep önledi durdu. İzmir pınarkent gişelerinde bizleri bekleyen birilerinin olduğunu görünce başladık bestemize '' Yahudi Değiliz Taraftarız Biz , Aramazsan arama zaten birşey bulamazsın emanetler zulada '' şeklimize anlamsızca egemen güçler eşliğinde buca belediyesine bağlı tamirhane bölgesine götürüldük arama şekli yapılmaya 5 dakika sürmedi orada görevli sivil bir polis memuru kendisini İzmir Valisi sanıyordu ama ben onuda kapak etmesini bildim bilerek arama yaptığı yere geldim ve üstüne düşecek gibi yaptım sonrada seni gördüm heyecanlandım şeklinde bir makara yaptım. Adı arama olan anlamsız bekletilmeden sonra tekrar geldiğimiz yerden Bornova üzerinden stadyuma gittik saatlerimiz 5,20 civarlarındaydı otobüslerden indikten sonra tabikide ihtiyaçlarımızı giderdik, kadim dostumuz Hasırcıbaşı tayfanın gururu Kerem kardeşimle makara yaptık. Maç saatine 20 dakika kala içeri girmek için kapılara yöneldiğimizde gördüğümüz manzara her yerde aynı olan manzaralardı ama bizde o manzaralara nasıl resim çizilir bildiğimizden hemen önlere kaynak yaptık. Didim GFB sağolsun bizi hemen önlerine alarak içeri girmemize yardımcı oldu. Maç hakkında birşey yazmak istemiyorum, tribün içinde öyle 8taş takımının yere göge sıgdırılamayan taraftarı Çarşı en kötü tribününü yaptığı bir maçta bizim onlardan kalır yanımız yoktu 25 dakika aynı besteyi söylemekten ne zaman vazgeçeriz bilemiyorum ama bu şekilde takıma gaz verilmez. Maçtan sonra kısa süreli kafile kaybolması oldu ama bir şekilde ulaştık ve Kerem kardeşimizin bize hediye etmiş olduğu davul ile düştük denizli yollarına.

Malum her yenilğiden sonra kimsenin ağzını bıçak açmaz deplasman otobüslerinde ee bizde adeti bozmayalım dedik ama çenemiz kopsun susamıyorduk belkide sussak çok büyük olaylar olacaktı otoban çıkışına kadar benzin yakan emniyet ekibine teşekkürler. Otoban yolunda herkesin ruh haline uygun şarkılar açarak yolumuza devam edelim istedim ve müslüm gürses ve diğer best of damar ekibinden açtık birşeyler ama olmuyordu eksiklik vardı. Fark etmez kupayı almasakta fark etmez diyerek başladık üçerli beşerli beste söylemeye daha sonra kaptan yardımcı arkadaşın koymuş olduğu Vali dizisini izlemeye koyulduk o ara ben arkalara kaçtım. Aydında verilen molada makaranın konusu ben oldum ister istemez , bir hata yapmıştık ve bütün tayfanın ağır abilerinin düşmüştük diline. Hatalar insana mahsus dedik ve hatamızı düzeltmek için önce bir çikolata ardından rakı faslına geçtik hayatımda yapmış olduğum deplase yollarının en güzellerinden birisi bu sanırım. Aydın il çıkışından denizli ili girişine kadar orta kapıda yapmış olduğumuz sohbet ( sohbetteki diğer kişi malum ) gerçekten çok güzeldi, dinlemiş olduğumuz şarkı zaten insanı sarhoş edecek düzeyde bir parça ve çok güzeldi. O sırada bende boş durmadım tabi '' ben seninle sadece gitmek zorunda olanların gittiği bir otobüs basamığında gözlerinin derinliklerine bakabilme ihtimalimi seviyordum '' diyerek yaptığımız hayatı düzeltmenin peşine girmiştim. Gidiş yolunda bu ara hızlı gitmez diyen amca nedense bizi geri dönüş yolunda uçurdu yada biz uçmultuk. Denizliye geldiğimizde gece saat 2,00 civarları falandı herkesi evine bırakamasak bile en yakın yerlere bıraktık daha sonrada zaten sızma modunda güne merhaba hesabı yapmak için uzandık yataklarımıza,
Umutlarımız hep yarınlara kalıyor
bu sevda bizi terk etmiyor
Ne olur bu sene son olsun
Kupa seneye müzede olsun

Başka deplasmanlarda görüşmek dileği ile organizasyona katılan; Uni GFB, Lise GFB, Angel's GFB gruplarına teşekkür ederim.

Bitsin Artık Bu Hasret

Gel Kupa gel kupa bitsin bu hasret
26 yıldır bu taraftar kupaya hasret
SALDIR FENERBAHÇE...

Sizlere Minnettarız


''Cennet Annelerimizin Ayaklarının Altındadır ''
Bizleri bu dünyaya Fenerbahçeli olarak getiren, büyüten, her kahrımızı, üzüntümüzü, sevincimizi çeken ve bizlere her şartta destek olan canımız annelerimizin anneler gününü kutlarız. Bütün annelerimizin öpülesi mübarek ellerinden öperiz.

Yine Şampiyonuz


Fenerbahçe bayan basketbol takımımız 2008-2009 TBBL ligini bu senede Şampiyon olarak tamamladı. Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi finali 3. maçında Fenerbahçemiz, deplasmanda karşılaştığı Mersin Büyükşehir Belediye'yi 54-68 mağlup ederek seriyi 3-0'a getirdi ve şampiyonluğa ulaştı. Altın kızlarımızı tebrik ediyorum.

Nağmelerle Biten Son



Hafta başından bu yana herkes köşesinde yazdı durdu Beşiktaş Fenerbahçe'yi çok farklı yener diye ama unuttular Fenerbahçe Futbol Takımı 5 senedir Jimnastik Kulübüne maç vermiyordu. Takımım diye demiyorum PAF takım çıksa yine söker alırdı bu maçı havası farklı. Bazıları bugün futbolun köşe yazısı olmadığını anlamıştır. Futbol sahada 90 dakika sonucunda neticeye giden bir oyun. Beşiktaş takımıda her fırsatta şampiyon olmamak için elinden geleni yapıyor, bizlerde canı gönülden bunu isiyoruz zaten. Bu sene şampiyon bu gidişle zor olursunuz be jimnastik...

Hezimetoz Madridoz


Bu akşam gerçekten Barçanın Madrid ile nasıl alay ettiğini izledik. Rıdvan hocanın dediği gibi keşke bitmeseydi maç :) Madrid bu hezimeti yıllar boyunca unutmaz artık, barçalı oyuncularda zaten unutmamaları için ellerinden geleni yaptılar. Şampiyonluk yolunda tam gaz ilerliyor artık barça durdurmak isteyenin sonucunu gördünüz Barceleno : 6 Real Madrid :2

Bugün Bayrammıydı?




Bugün bayrammıydı gerçekten? Biz genelde bayramlarda büyüklerimizi ziyaret eder, küs olduklarımızla barışırdık ama bugün kü sanırım farklı bir bayram. Sıkılan tazikli sular, atılan taşlar bence bu bayram görüntüsüne tamamen ters bir durum. Siyasi görüşüm nedeni ile 1 mayısın tatil edilmesine sevinmiştim ama bugün gördüm ki yok arkadaş bayramlar bu ülkede bu şekilde kutlanmaz. Bu bayramın nasıl kutlanmasını bu ülkedeki provakatörler engelliyor ve artık bazı işçi sendikalarının da bu bayramı gerçekten bayram havasında kutlamaları için bu pravakatörlere izin vermemesi gerekir. Bugün bu ülkede bayram değil adeta yine savaş vardı, belki seneye bayram olur diye umut ediyorum ve yoldaşlara selam olsun diyorum.

Konuşan FotoğrafLar # 1 Mayıs 2009

Failler bulunsun ve artık cezalandırılsın. Gerçi biliyoruz bu işin arkasında olan karanlık ellerin adalet karşısına çıkarılamayacağını.

1 Mayısa Selam Olsun


1 Mayıs sözü bir cümlede geçtimi ister istemez uyuz oluyorum, geçen sene İstanbul İl sınırında 40 saate yakın hazır kıta beklememizden olsa gerek. 1 Mayıs işçi bayramı bu sene bazı kişi ve kurumların menfaatleri yüzünden resmi tatil ilan edildi, bazı tv kanallarının tabiri ile buda bir açılımdı zaten bu ara herkeste bir açılım modasıdır gidiyor. Umut ediyorum ki bu sene 1 Mayıs gerçekten işçi bayramı havasında kutlanır, şenlik edasında olur. Geçen sene istanbul yaşananlar bu sene yaşanmaz gerçi yaşanacak gibi, polis güçleri bu resimde de görüldüğü gibi orantılı güç kullandıkça bu tarz olaylar bu ülkede bitmez. Tüm emekçilere selam olsun, Bayramınız Kutlu Olsun.