Zordur FENERBAHÇE Sevdalısı Olmak



Yazımızın başlığından da anlaşılacağı gibi uzun ve sitem dolu bir yazı ile sizlerle birlikte olacağım.

Ziraat Türkiye Kupası final karşılaşması uzun bir kaos ortamından sonra açıklanarak Şanlıurfa ilimize verilmişti, Urfa deyince hemen aklımızı kebap geliyor isot geliyor ve en önemlisi Hz. İbrahim ve balıklıgöl. Hayırlısı olsun dedik ve beklemeye başladık 5 Mayıs 2010 tarihini günler öncesinden otobüs biletleri ve maç biletleri temin edilerek o büyük gün için geri sayım başladı.


04 Mayıs Salı öglen Denizliden osman kardeşim ile birlikte saat 16,00 da hareket ettik bu güzel şehire amacımız belli takımımıza destek vermek ve daha sonrasında Şanlıurfa ilini gezmek. Güzel geçen otobüs yolcuğumuz Eğirdir gölüne yaklaştığımızda ayrı bi havaya girdi bir tarafımızda dağ komando okulu, karşımızda eğirdir gölü asker kardeşlerimizi selamladıktan sonra karşımızda duran eğirdir gölünün batan güneş eşliğinde birbirinden güzel resimlerini çektik.




Saatin ilerlemesi ve uzun bir yolculuk olmasından dolayı biraz dinlenmek adına uyku moduna geçtik tabi bu sırada konya iline gelmiştik.Kürşat kardeşimizin bizlerin konya'da olduğuna zor inanmasıda otobüs içinde makara konumuz olmuştu. İlerleyen saatler 02,00 civarlarına gösterdiğinde pozantı ilçesinden verilen moladan sonra tekrar uyku moduna geçtik gözümüzü açtığımızda doğunun parisi diyebileceğimiz Gaziantep şehrindeydik daha önceden de gittiğim antep gerçekten görülmesi gereken bir şehir. Saat 9 civarında Şanlıurfa iline ulaşmıştık sağ ve salim olarak. Terminalden balıklı göle kadar yürüyerek yeni urfayı gezdik. Haşimiye civarına geldiğimizde Harun abimiz ile kontak kurarak hasret giderdik, önce yenilen yemek ve arkasından balıklıgöl görülmeye değerdi. Maç nedeni ile zaten doluluk yaşayan balıklıgöl ogün ayrı bi kalabalıktı,etrafta trabzonlu ve fenerbahçeli insanlar turistlik geziye geldiklerini belli eder gibi geziniyorlardı. Maç saati ve sonrasında tatsızlık falan yaşanmadı sanırım bizim trabzonlulara salça olmamız dışında. Saatlerimiz 13,15' gösterirken yapılması uzun yıllar harcanan ve oldukça fazla paraya maal olan GAP arena bizi selamlıyordu yeşil rengi ile, sıradan bi stad içine girelim dedik ama değişen ve fikrimi değiştiren pek fazla bişey yoktu. Urfaspor için hayırlı olsun. Maç içerisinde ilk yarı güzel bi tribün vardı yer yer vasat olsakta iyiydik çok iyiydik demek isterdim ama sıcak bizleri çok kötü etkiledi, ilk yarıda takımın kötü oyununa rağmen güzel tribün oldu devre arasında herkes çeşmelere suculara saldırdı takviye için, ikinci yarının başlaması ile birlikte güneşin bulunduğumuz tribünü ele geçirmesi ile birlikte tüm bedenler yoruldu alexin golü biraz olsun moral oldu ama yine olmadı olamadı olamayordu, tribünde bişey fark ettim bu maçta bazı arkadaşlar abiden çok abicilik yapıyor bırakın o tribünü sette duran abiler yönlendirsin herkese şşşşş bagırın demek olmuyor.

Maç çıkışında yine aynı kahır sözleri ile aracımızın yanına gittik daha sonrasında da bizleri iki gün misafir eden Mehmet kardeşimizin dükkanına kendisinden allah razı olsun. Berber ve ayakkabıcı mehmet kardeşlerimiz gerçekten çok kral insanlar. Saat 19,00 civarında konaklıyacağımız bağ evine hareket ettik, hep ağa dizilerinden görmeye alışık olduğumuz bu ev gerçekten çok güzeldi. Karnımızı doyurduktan sonra baya makara yaptık burdan herkese tavsiye ediyorum urfaya giderseniz şıllık tatlısı yiyin :) ilerleyen saat ve gün içinde sıcak ve tribün baskısında kalan bedenlerimizin dinlenmeye ihtiyacı var dedik ve saat 12,30 civarında çekildik bizler için yapılan yer yataklarına.

Sabah 07,30 civarında uyandık havadanmıdır sudanmı ama ilk kez yataktan uykumu almış olarak kalktım, türkiyenin en büyük havalimanı olan GAP Havalimanına harun abimizi bıraktık saat 08,30 uçağına daha sonra geri Urfaya döndük ve saat 14,00 e kadar bu güzel şehrin her yerini gezdik hediyeler aldık. Sabah kahvaltımızı merak edenlere söyliyim ciger, kuzu şiş :)

Şanlıurfa bana göre bu finali tamamen hak eden bir şehir, halkının gözlerindeki mutluluk kelimeler ile anlatılmaz. Doğu iline gitmeden doğu hakkında ileri geri dönüşen geriler bi zahmet kaldırın o nazik etsiz yerlerinizi gidin oralara bakın bakalım onlar kim ? Tanrı misafiri kavramı bizim için bitmişken üst komşumuzu bile tanımıyorken urfa halkının nasıl misafirperver olduğunu gözlerinizle görün. Bu organizasyon kapsamında oraya para bırakan birisi olarak helal olsun diyorum şahsım adına keşke mardinde stadyum olsada seneye de oraya gitsek.

Saat 15,45 otobüsü ile zorda olsa urfadan ayrıldık bedenlerimiz zaten aşırı derecede yorgundu yinede adana'ya kadar makara yapa yapa geldik ve sonrasında denizli yakınlarında uyandık. Geri dönüş yolunda otobüsümüzün muavinleri gerçekten makaranın dibine vurmamıza yardımcı oldular onlarada selam olsun :) denizliye yaklaşırken dilimize bi beste doladık

Haydi bastır diyarbakır hiç sabrımız kalmadı
denizliyi çok özledik son yarım saat kaldı

8,45 gibi denizli terminalde inerek bu güzel urfa maceramızın sonuna gelmiştik ama en güzel ve özel deplasmandı bizim için. Urfada bizi misafir eden Mehmet BARUTÇU, Mehmet SELMAN ve her defasında bizleri arayan soran GFB İbo kardeşime ve Şanlıurfanın o güzel o temiz halkına teşekkür ederim.




Deplasmanisa



27 yıllık hasretin sonlandırılmasına bir adım kala rotamız bu sefer manisa, manisaspor ile 14 şubatta oynadığımız lig maçında berabere kalarak şampiyonluk yolunda yara almıştık bu sefer 2-0 gibi net bir skorun avantajı ile gidicektik manisaya ve 27 yılın baskısı ile, salı sabaha 11 gibi denizliden düştük yine arma için yollara, üniversite içinde faaliyet gösteren kardeşlerimizin vize, liseli kardeşlerimizinde sınav haftası olması 10 liralık bilet fiyatına rağmen ilgiyi yok denecek kadar düşürmüştü ama bilen bilir Denizli bu sene her yere gitmenin peşinde armanın yanında olmanın peşinde, arabamızın kontağını çevirdikten sonra durmaksızın manisa yollarını düştük erken gitmemizin amacı bu sefer manisayı fetih etmekti, yollar gözümüzde büyüyor bitmiyordu manisaya 20 km kala verilen molada uzaktan gördümüz erike ağaçlarına adeta saldırı haline geçtik bu sırada sınorlak ibonun telefonu kayboldu onuda bulduk sonra tekrar saldırı :) 15- 20 dakika süren molamızdan sonra manisa tabelasını görerek tarzan şehrine adım attık ama yok böyle bi şehir sıcaklık belki 15 derece ama anlam veremediğimiz birşey var ne biçim bişey varsa artık antalyadan bile daha beter giydimiz tshirt bile üstümüze yapışık kalıyordu eee burası deli şehri dedik bizde atlet hesabı gezmeye başladık ki gezilecek tek bi yer olmayan şehirde uzun arayışlar neticesinde bi kahve bulduk ve çöktük önce aldığımız kahvaltılık malzemeleri yedikten sonra okey sefası yapmaya başladık ama bu şehrin sıcağında onu oynamak bile ölümdü bize saat 16.00 civarında yeter artık diyerek stadyum çevresine gittik polisler falan daha yeni gelmişti, manisalı kardeşlerimiz ile makara muhabbet derken biraz dinlenme molası vererek arabamızda uzandık bazı kardeşlerimizde muhabbete devam etti saat 17,15 civarlarında hareketlenmeler başladı kapıların açılması ile pankart muhabbetine içeri ne kadar insan sokarsak o kadar iyiydi ilk iki denemeden sonra saat 17,45 gibi pankart ve osmanımızı stadyuma sokabildik daha sonrada sıkıntı olan bir arkadaşımızı dışarda gundi kardeşimiz ile beklemeye başladık saatler ilerledikçe çevre il ve ilçelerden gelenler ile stadyum girişi oldukça yogunlaşıyordu ama yinede münferit seyirci taraftar oranından fazlaydı saat 19,00 gibi içeri girerek tribündeki yerimizi almaya çalıştık meraklı gözler sahada ısınan takımı çağırıyor sevgi gösterisi yapıyordu ki o dakika da İstanbul burada olmazsa sıkıntı olur diye düşündüm ve düşündüm başıma geldi her neyse saat 19,45 gibi İzmirli abi ve kardeşlerimizin gelmesi ile biraz tribün kültürünü bilen insanların oluşturduğu bir grup ile başladık beste girmeye ama seyirci sayısı oldukça fazlaydı bizimde tek hatamız ayrı durmamızdan dolayı olmuştu gelen gruplar bir arada durabilse çok güzel şeyler yapabilirdik.

İlk yarı vasatın biraz üstünde sergilenen tribün için ikinci yarı bişeyler yapmak gerekti ve ikinci yarıda biraz olsun tribüne renk getirdikten sonra gelen gol ile iyice çoşarak hafta sonu oynanacak olan 8taş maçına atıfta bulunarak bazılarının kulaklarını çınlatıyorduk ikinci yarı gerçekten gözle görünen bi güzel tribün performansı vardı maç 1-1 berabere bitmiş takımımız kupada finale kalarak hasreti bitirmek için son viraja girmişti maç sonunda takımı tribüne çağırdık ve 2 kupayı getirin bize canımızı verelim size dedik onlarda ellerini yumruk yaparak artık bu sene tamam der gibi bi imaj verdi, klasik bekletilme esnasında maç içinde dişi tarzanlar yüzünden birbirine giren açık tayfa diye adı olan ve bu maç ismi yine değişmiş grup klasik hareketler yapmaya başlamıştı ki 14 şubattaki maçta olduğu gibi emniyetin gazabına ugrayarak geri viteslerini bir kez daha gösterdiler bizim maç sonu çıkmıyoruz ve süper ötesi makaramızda görülmeye değerdi izmirli kardeşlerimiz ile gerçekten oldukça eğlendik hatta bi ara sahaya girip halay çekmeye bile kalkıştık :)

Geri dönüş yolu malum biraz üzüntülü oluyor kardeşlerimizden ayrıldımız için yine öyle oldu maç çıkışı vedalaştık sözler verdik illa maç olunca görüşmeyelim diye manisadan çıktımızda saatlerimiz 11,00 civarı falandı gözümüzde bitmeyen yol birden bitmişti salihli ilçesinde çimler üstünde verilen mola günün yorgunluğunu almaya yetiyor gibiydi arka koltuklarda bayılan ama inatla bayılmıyoruz dedimiz kardeşlerimize makara yaparken birden kendimiz uyuduk :) arma sevdasında ismini taşıdımız ve bazılarından daha çok sevdimiz şehrimize geldimizde saatlerimiz 01,30 civarı falandı evlere dağıldık sonrası malum yorgunluk ve uyku :) bu maçta bizimle beraber harbiden bagıran kardeşlerimiz Osman, Gundi, Sınorlaks İbo, Kürşat , Şoför Veliye teşekkür ediyorum

Sırada Urfa var inşallah oradada armanın peşinde olacağız, hayatta başarılar

İZMİR



Belki bir aydan fazla zaman oldu hatırlamıyorum buraya yazmıyorum yazmıcamda heralde istisnalar hariç sebebi bu sayfayı zamanında birisinin okumasından dolayı yazacak aslında bir kitap kadar içimde sözler var ama yazmıyorum susmak bazen herşeyden daha iyi konuşunca kendimizi anlatamamanın derdine düşücemize susalım insanlar bizim derdimize düşsün diyorum ve susuyorum her neyse bu suskunlukların patlamasını iş bahanesi ile dün izmirde mert kardeşimiz ile yaptık sanırım sabah erken saatlerde çıkılan yol otobüs sahibi abimin bana yaptığı kıyaklar ile çok güzel bi şekilde gelip geçti kendisine teşekkür ediyorum keşke her personel o abi gibi olsa, öglen saatlerinde güzelim izmir sınırları içerisinde oluyorduk otogar malum kasvetli bir ortam rotamız sanayi yine içimize çekemiyoruz denizin güzel kokusunu sabır diyoruz ve rotamız semt-i bornova oluyor birden yenilen yemek içilen nargile ve çaylardan sonra rota yine sanayi sonra deniz sefası adına konak ordan da vapur hesabı karşıyaka bostanlı durmak yok tabi mert kardeşimizin askerlik mevzuları için bu seferde araba ile gaziemir hava bilmem ne komutanlığına gidiyoruz ışınlanarak oradaki işleri halledip mertin asker arkadaşının evine gidiyoruz salaktan içilen soguk birşeylerin üstüne rota yine bostanlı arabayı teslim ediyoruz sonra yine düşüyoruz bostanlı iskele yollarına izmir ayrı bir yer hep diyorum ayrı bi cumhuriyet üstüne yazı yazmak bile aptallık bence her neyse gelen telefon üstüne geri dönüş hesabı yapmak zorunda kalıyoruz 614 hesabı atlıyoruz otobüse maşallah bütün izmiri dolaştık heralde narlıdere haricinde otogar içinde acaba soruları düşüyor beynime salaktan istanbula kayseri maçınamı gitsem diyorum yoksa eve gideyimmi çelişkili zaten kafamız kendimi denizlimizin gururu pamukkale turizmde alıyorum güzel kızımıza versene salaktan bi denizli diyorum en arkadan olsun deplase hesabı şekli koyuyorum oda ne koskoca otobüs 11 kişi herkes en önde ben babalar gibi en arkada muavin kardeşe baya makara koyuyorum yol boyunca ve biraz uyuyalım gece daha uzun diyerek denizli otogarda zor uyanıyorum muavin uyu uyu istanbula gidelim diyor bizde salaktan bilerekmi yapıyon kardeş içimizi falanmı okudun diyerek bi tane kek alarak iniyoruz otobüsten sonrası malum seço reis hesabı kopuyoruz bir yerlere sonrada evimize geliyoruz.

Haftaya manisa maçı var malum bilemiyorum ne olur ne gider ogüne kadar herşeyin hayırlısı hayatta herkese başarılar aşksız günler

Fener gol gol gol



Cuma gecesini cumartesiye bağlayan gece düştük Ankara yollarına. İçimde bişeylerin aksine gideceği yönünde hisler olsada çıktık yola pamukkale turizmin o güzel teknobüs konforu ile biraz tv keyfinden sonra uyku moduna geçerek gözümüzü polatlı yakınlarında açıyorduk otobüs içinde hizmette sınır yok yenilen sabah kahvaltısından sonra aştide oluyordu otobüsümüz sonra ki durakları bende hatırlamıyorum ümitköy sincan derken kendimi birden trende buluyordum.

Saat 17,30 gibi stad çevresindeki yerimizi aldık kardeşlerimiz abilerimiz ile hasret giderip karınlarımızı doyurduktan sonra saat 18,15 gibi içeri girme kararı alıyor ve malum çileli turnike kuyruguna salak yaparak içeri giriyoruz. Bize ayrılan kısmın fazla dolu olacağını biliyorduk ama maça 45 dakika kala her yer dolu ve dışarda içerden daha fazla insan olması acaba 1 bileti 5 keremi sattılar sorularını akıllarımıza getirmedi değil hani her neyse maç öncesi antreman tarzından besteler söylendi başka tribünlere ait güzeldi sanırım herkes eşlik etti. Maç yine klasik omuz omuza ve bu sene sensin şampiyon ile başladı sonrası malum bişey yazmak istemiyorum bi ara beste girilemedi biz bu olamayız dün gerçekten rüya falan olsun ve artık uyanalım.

Maç yine 0-0 bitti şaşırmadık ne diyelim aziz başkan sen çok yaşa, maçtan sonra ahmet serkan kardeşime misafir oldum sağolsun önce karnımızı doyurdu daha sonrada evinin kapılarını açtı yorgun olan bedenler yatak görünce hemen uyku moduna geçti zaten sabah kalkıp kahvaltıdan sonra aşti yollarına düştük ayrılan biletimizi satmalarına rağmen istediğim saatteki otobüsten bilet buldum ve yolculuk yeniden başladı teknobüs konforo ile yolda kaç milyon hayal kurdum ben bile bilmiyorum tek bildiğim ankara bana uğurlu gelmiyo bir kere yüzüm gülse 1000 kere hüzün oluyo hayırlısı artık

Samiyen deplasmanında görüşmek üzere hayatta herkese başarılar

Hayatımız Tribün Olmuş





Hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki zaman yetmez kardeş, sana baktıkça hep kendimi görüyorum ve korkuyorum bugüne kadar getirdiğim bayrağı benden birgün alacaksın ve benden de daha iyi yerlere getireceksin. Sen omzunda büyük bir yük, kalbinde kocaman bir sevda olan kardeşim unutma abin hep seninle, senin yanında.

Deplase @ Manisa




Tamamen yorucu bir yolculuk hemde sonuna kadar yorucu ama içilen bi kahveden sonra günün tüm yorgunluğunu biraz olsun atmanın ve güzel sohbetin verdiği mutluluk, devre arası ve maç sonunda atar yapan fakat daha 2 tane çevik kuvvetin sahaya girmesi ile geri vitesin dibine vuran kendilerini açık tayfa olarak nitelendiren ve hepsinin deli olduğunu pankartlarından anladığımız akıl yoksunları kalmış aklımda haa bide vasatında üstünde tribün performansı umarım bundan sonra az sayıda misafir tribünü bileti verilir ve yer ayrılır manisada. Herkese saygılar sevgiler ilk deplasman Ankara'da görüşmek üzere

Ruhun Şaad Olsun




Koskoca 6 yıl geride kaldı, sevdiği renkler uğruna canını veren Özcan Abimizin ruhu şaad, mekanı cennet olsun. Yüce Mevlam biz sevenlerine sabırlar versin.

Sen esas alemi seçtiğinden beri
Biz o saatte bittiğimizden beri
Dünya bildiğin dünya dönüyor işte
Uzun uzun konuşuruz bir gün

Nerde Olsan Gelirim Ömrüm Senindir # Sivas




Sevda için yapılan yolculuklar serisinin yeni durağı Sivas. Gidemezsiniz, ulan manyakmısınız siz? gibi soruların ışığında cumartesi gece saat 11,30 da adını anmak bile istemediğim firma ile çıktık yola içimizden bir ses bu otobüs malum yere gidecekmi acaba sorularını beynimize hüküm ediyordu her neyse sevda için cefa çekmesini bildiğimiz için sorun yoktu verilen molalardan sonra daha da bi gıcık olduğumuz otobüsümüz sabah 7,15 civarında ankara'da olarak sivasa yetişemicemizin sinyallerini yavaştan veriyordu iller arası köy otobüsü olarak nitelendirdiğimiz firmanını yozgat'a kadar olan serüveni oldukça maceralar ve genelde uyku ile geçti. Yozgat il sınırları içerisinde bazı sıkıntılardan dolayı diğer bir firmaya aktarma yaptık ve insan olduğumuzu azıcık olsun anladık ama o otobüste hayallerimizi suya düşürmekte fazla geç kalmadı molaydı zarttız zurttu derken saat 3,30 civarında malum şehir otogarında oldu o dakikadan sonra nasıl stadyuma gittik ben bile bilmiyorum ALLAH yardımcı oldu içeri girdiğimizde dakika 39 falandı sivas gol atmıştı sönmeye başlayan yıldızları Mehmet ile, içeri girmemizde yardımıcı olan İzmirli kardeşlerimize teşekkür ederim.

İlk yarı maç izledik zaten 4 veya 5 dakika falan vardı devre arasına, devre arasında hasret gidermek adına kardeşlerimiz ve abilerimizle buluşarak muhabbet etmeye başladık. İkinci yarı Engin abiler ile birlikte müthiş bir performans sergiledik diğer illerden gelen arkadaşlarımız biraz daha etkili olsalar tribündeki performans 5 kat daha fazla olurdu özellikle maç sonunda yapılan bazı makaralar gerçekten bizleri biraz olsun üzdü kendi bestelerimiz varken başka tribünlerden beste yapmak bize yakışmazdı. Maç sonunda klasik bekletmelerde Amigo Nuri abimiz ile baya makara yaptık kendisi tam bir beste makinesi ve gerçek bir Fenerbahçeli içindeki enerjinin sırrı ortaya çıktı redbul almış nuri abimiz hatta onları polisler falan almış baya makara geçmiş aralarında :) Bir nuri takıma maç kazandırır, başbakan nuri fenerbahçe iktidar :)

30 dakika beklemenin ardından Ercan kardeşimizin daveti üzerine Ankara iline kadar Engin abilerimiz ve Fanatic Comandos üyesi abilerimiz ile yola koyulduk, şehir çıkışında herhangi bir sıkıntı olmadı. Otobüsün içindeki söylenen besteler yapılan makaralar gerçekten 10 numaraydı tam bir deplasman otobüsünde olması gereken herşey vardı. Abilerimiz gerçekten herşeye beste yazabiliyorlar, Yozgat Sorgun ilçesinde verilen nefis yemek molası herkesin kendine gelmesine yardımcı oldu ve daha sonra yola çıktığımızda durmadan besteler söylenmeye devam ediliyordu, saat 11,35 ve halens susmuyoruz diyen Engin abi haklıydı bu otobüs susmuyordu ve hiç susmayada niyeti yoktu. Saat 23,50 civarında Ankara Mamak bölgesinde inerek Görkem abimizin arabası ile aşti yollarına düştük saat 00,30 otobüsüne ALLAH'ın izni ile 00,24 itibari ile yetişerek hemen biletlerimizi aldık. Aşti çıkışında dağıtılan kek falan filandan sonra artık iyi bir uykuyu hak ettiğimize kanaat getirerek uyku moduna geçtik. Sabah saat 6,15 civarında kendime geldiğimde otobüsümüzün tekerlerinden bir tanesinin patladığını ve 1 saat falan onun için beklediğimizi öğrendik herhalde bizim nazarımız geçti Pamukkale turizme kazasız belasız saat 8,00 civarında Denizli otogarına inerek bir deplasmanı daha geride bıraktık. Yazamadığım unuttuğum eminim bişeyler vardır Manisa deplasmanında görüşmek üzere

Düşüyoruz İnceden Yollara



Yollar hep sevdaları ayrılıkları anımsatıyor bana genelde de böyle oluyor sanırım bir iç ülkeden bir iç ülkeye giderken insan hep acılarını sevdalarını mutluluklarını taşıyor içinde buhulu otobüs camının arkasında. Sevda bizim için önemli bir düşünce işte bu yüzden bu hafta sivas şehrine gidiyoruz sevdanın uğruna, takımımızı yanlız bırakmamaya, birileri sıcacık evlerinde otururken biz yine arma peşinde koşuyoruz yaşı küçük ama sevdası büyük osman kardeşimle. Manyakmısınız oglum siz soruları şimdiden kafamızı agrıtmaya başladı ama unutulan birşey var sevdanın ugruna hangı engel durabılmıs, kimisi çöller aşmış, kimisi dağları delmiş sevdası ugruna biz 15 saat yol gidicez tribünde gereken desteğimizi yapıcaz çokmu başka sevdaların yanında? Sivas bizim için bir başlanğıç değil 2010 yılı içerisinde ilk günden beri basketbol futbol ve diğer branşlardaki maçlara gidiyoruz ve armanın peşinde olduğumuzu gösteriyoruz. Umarım herkes sevdasının peşinde olur

Sevdanın uğruna tanımaz hiç engel bizim için heves değilsin sen FENER

DeplasEskişehir İzlenimleri




Cumartesi günü saat 18,00 otobüsü ile hareket ettik münferit olarak Eskişehir'e maç olması bir bahane asıl amaç kardeşlerimizin yanına gidip uzun uzun sohbet etmek, güzel başlayan yolculuğumuz ilerleyen saatlerde yerini uyku moduna bırakıyordu, saat 23,50 civarlarında o güzelim şehir eskişehir görünüyordu ufukta kardeşim alper garajdan alarak yine alışıldık o güzel mekanımızı doğru götürüyordu beni mekan aynı 222 bu sefer canlıdayız sanatçımız neslihan demirtaş kendisini ilk kez orada görüyorum ilk başlarda canlı performansını begenmıyor sureklı dısarı cıkıyordum. Saatler ilerliyor kendisi fena derecede duygusala baglıyor bir nebze olsun bizim kanalımıza frekans veriyordu. Kendisinin müzik ekibi gerçekten çok etkili hele o nefesli çalgıları çalan arkadaş tam bir usta ilerliyen saatlerde club yaparak biraz hareketlenen gecenin sonucunda yenen yemeklerden sonra eve geçiyor ve sohbete dalıyoruz sabaha karşı bayrampaşa ben fazla kalmayacağım filmine dalarak güneşin doğuşunu birde eskişehirde izliyoruz. Öğlen saatlerinde güzelim uykuları bölerek kahvaltı ve arkasından bir mekanda demlenme olaylarına girdik. Eskişehir nasıl bir memleket hiç girmiyeceğim o konuları benim için farklı bir yer ve oldukça etkileyici bir şehir, akşam üstüne doğru uşaktan gelen abi ve kardeşlerimiz ile stadyuma doğru hareket ettik ve stadyumda oldukça mutlu olacağımız abilerimizi görerek hasret giderdik, özellikle bako abimizin tekrardan tribünlerde olması şahsen beni çok mutlu etti umarım hep seni o tribünlerde görürüz abi, Sefa abimizinde gelmesi ile daha güzel sohbetler dönmeye başladı eskişehir semalarında, allah bozmasın abimizin neşesi yerindeydi istanbuldan gelen kardeş ve abilerimizin otobüsü oldukça geç geldi saat 20,10 civarlarında falan onlarında gelmesi ile tribünde herkes yerini aldı fakat tribün pek etkili değildi ama 90 dakika destek verdik ve idare edecek seviyede bir tribün yaptık maç bitiminde gülen taraf yine bizdik klasik bekletilmelerden sonra arabamıza binerek uşak iline hareket ettik ordan da sabaha karşı şansımın yardımcı ile otobüs bularak sabah 6,20 civarlarında denizliye indim ve bir deplasman daha kazasız belasız olarak sonlandı, Allah nasip ederse Antalya deplasmanında görüşmek üzere

Es - Es Nam-ı değer Eskişehir




Yarın oynanacak karşılaşma bahane Eskişehirde yaşayan kardeşlerimizi çok özledik onlarda bizi şarkıda da dediği gibi hadi kalk gel bul bir bahane misali bizde bulduk bahanemizi gidiyoruz deplaseye geldimizde izlenimlerimizi yazarız okursunuz :)

Sarı Lacivert Yolculuklar




Hep zamansız olur gitmeler, kolay olmaz taşınabilecek bir yük değildir ama işin içine arma sevdası girdimi insan her şekilde gitmelere alışır mutluluk yaşar, hafta içinde grubumuza atılan çamurlardan sonra daha bir sımsıkı sarıldıgımız ve inandığımız GFB oluşumuna layık olduğumuzu göstermek adına bugün oynanacak olan Aliağa Petkim Fenerbahçe Ülker maçına gitme kararı aldık bir kişi bile olsak bu deplasmanda Denizli GFB bayrağını dalğalandırmak atılan iftiraların bizimle alakası olmadığını ispatlıyacaktık. Sabah 7,45 civarlarından osmanların malum motorcusunda buluştuktan sonra buluşma noktamıza hareket ettik 8,35 civarında hareket ederek ilk molamız ve benzin ihtiyacımızı gidermemize yardımcı olan petrolde durduktan sonra ve içilen sıcak çaylardan sonra 9,00 civarında bismillah dedik ve çıktık yola günlerden pazar olması ve güzelim uykulara veda edilerek çıkılan yolculuk çok neşeli geçiyordu arabamızda bulunan aslı kardeşimiz hepimizin neşe kaynagı olması adete komedi rüzgarları estiriyordu. Şahsen sıkıntılarım oldugundan bu yolda giderken pek neşeli olamadım olsamda kardeşlerimi kırmamak adına oldu bu gülüşlerim her neyse saat 11,45 civarında gaziemir çıkışında arabamızın karnı tekrardan acıktı ve benzinlik arama girişimlerine başladık anlamadım izmirde gazlı araba yok sanırım 5 tane benzinlik gezdik zor bulabildik. Yakıt ihmalinden sonra son gaz aliağa ilçesine hareket ettik, saat 12,45 civarında salona gelerek biletlerimizi temin ettik ve izmirli kardeşlerimiz ile ayak üstü hasret giderdik, maç boyunca aiağa taraftarları ile amatör ruh içerisinde atışmalar oldu ve iyi tribün yapılamadı bunda alkolün etkisi oldukça fazla artık şu maçlara alkolsüz gelinse çok iyi olucak son periyotta üstün olan takım ve tribün maçı kazanmasını bildi. İkinci devrenin başından sonuna kadar birlikte oldugum Manisa GFB başkanı kardeşim sefa ile güzel sohbetler ettik derdi olandan derdi olan insan anlıyor felsefesi gerçekten dogru ınsallah kardeşimizi en kısa süre içerisinde ziyaret edicez kafasındaki düşünceleri oldukça güzel birbirimize vermiş oldugumuz anlamlı hedıyelerden sonra maçında bitmesi ile klasik bekletilme çilesinden sonra yola tekrardan çıktık. Geldiğimiz istikamet dışına çıkarak menemen manisa üstünden gelmeye karar verdik menemenden alınan 2 kilo mandalin sefasını yaptıktan sonra herkesin aklındaki o güzel soru meydana çıktı nerde yemek yesek ? şunumu alsak? Salihli ilçesinden aldığımız 2 adet tavuk 5 adet ekmek ve içecek ile yol kenarında verilen yemek molamız gerçekten efsana maraton ruhunu yaşayan abilerimizin anlattıkları cinstendi yenilen yemekten sonra hepimizin üstüne bi ağırlık çöktü ama uyuyan olmadı yolculuk boyunca zaten yapılan makaralardan dolayı uyumak mümkün değildi gelen herkesin yüreğine emeğine sağlık hepsine tek tek teşekkür ederim. Eskişehir deplasman anılarımızı maçtan sonra aktarıcam.

Bir İstanbul Masalı



Salı gecesini çarşamba geceye bağlayan gün uzun süredir makara amaçlı olarak gitmeyi planladığımız altay kupa maçı için istanbula yolculuğumuz başladı, kontak çevrilir çevrilmez son günlerin en anlamlı ve güzel bestesi tayfanın diline düşmüştü götür beni gittiğin yere hesabı yolculuğumuz 10 kişi ile başlamıştı alaşehirden alacağımız 8 kardeşimiz ile 18 kişi olduk ve hız kesmeden İstanbul yollarına devam ettik. Otobüsümüz alaşehir yakında bir arıza yaptı ve arızayı gidermek için bursa iline kadar gittik şöför amcamız çok entresan bir tip ve anlaması çok güç birisi her neyse sabah 8,30 civarlarında bursa sanayisinde arabamızı tamir ettikten sonra alınan sıcak simit ve poçalarla kahvaltımızı yaptık bu sırada gemlik üzerinden yalova oradan da eskihisar feribotuna binerek başladık denizin keyfini çıkarmaya feribot maceramız görülmeye değerdi az kişiydik ama öz kişiydik diyebilirim güzel geçen feribot yolculuğundan sonra kadıköye gitmek için kontak bir kez daha çalıştı ama bizim şöför hayatında istanbula gelmediği için trafikte türlü türlü sıkıntılara yol açmamıza neden oluyordu kazasız belasız salı pazarına inebildik.

İstanbula indiğimizde saatlerimiz 13,00 civarlarında falandı yenilen yemekten sonra ümraniye çıkarması yapmamız gerekiyordu ve şöför amca ben gitmem diyordu eee biz boş dururmuyuz otobüs kaçıran deplasmancılar serisine eklenerek benim şöförlüğüm sayesinde ümraniye' ye gidiyorduk sora sora gerçekten bağdat bile bulunuyor. Ümraniye içinde işlerimizi hallettikten sonra saat 16,15 gibi tekrardan salı pazarına geldik ve maç saatini beklemek için kızıltoprak mevkinde bulunan derneğimize gittik, Uzun süreden beri görmediğimiz kardeşlerimizi abilerimizi görmek bizleri mutlu etti, grubumuzun yeni çıkan atkılarından abilerimize ve kardeşlerimize hediye ederek saat 18,15 gibi maraton üst tribünündeki taraftar tribünündeki yerimizi alarak takımımızı sonuna kadar destek verdik bu sene ilk kez maratondaydık ve gerçekten etkili bir tribün oranın hakkını gelen herkesin vermesi gerek devre arasında koridorda yapılan makaralardan sonra ikinci yarıda daha etkili bir tribün vardı sahada futbolcularımızda aynı şekilde buna karşılık vererek maçı kazanmasını bildiler bu sene gerçekten bu kupayı çok istiyoruz umarım alırız. Maç sonrası malum abiler ve kardeşlerimiz ile vedalaşarak mutlu olarak istanbuldan ayrıldık yorgunluk tayfada hat safada oldugundan hemen uykuya daldık gözlerimi açtımda şöförün artık sıra sende dediğini hatırlıyorum ve balıkesirden salihliye kadar otobüsü kullandığımı gerçekten makara dolu dakikalardı sadece çakinin bu dakikaları görmeside ayrı bir komedi :) kazasız ve belasız bir şekilde topraklarımıza döndümüzde saat 08,10 civarlarını falan gösteriyordu gelen bütün kardeşlerimizin teker teker evlerine gitmesinden sonra bizlerde işyerimize giderek bu güzel maçın mutluluğunu yaşadık inşallah bu tablo eskişehir deplasmanında da yaşanır gelen herkesin ayağına yüreğine sağlık



Şimdi horon zamanı



Maç öncesi kendim dahi biraz olsun trabzonspor takımını şanslı görüyordum malum 3 haftadır yükselen grafikleri beni bu düşünceye sevk etmişti maç başladında inanmış oyuncularımızı sahada görmek gerçekten güzeldi oyuna hızlı başladık ve bu hızlı başlamanın meyvesini ilk yarıda alacakken yine saç baş yolduran guizanın sayesinde ikinci yarıda gol bularak rakip takımı iyice baskı altına aldık. Bu dakikadan sonra hocamız daha mantıklı değişiklikler yapabilse ki eldeki imkan sanırım bu kadar oyun daha farklı olabilir taabzona bir gs faciası benzerini yaşatabilirdik iyi oynadık kazandık.

Trabzonda takımımızı bırakmayan başta GFB, KFY ve diğer gruplarımızın emeklerine sağlık televizyon başında bizleri gerçekten çok duygulandırdılar böylesine bize karşı kin dolu bir şehirde İstanbul Genç Fenerbahçeliler bestelerini bizlere duyurmaları gerçekten güzeldi. Trabzon halkına bir ufak mesajım var siz gerçekten zavallısınız artık bırakın bu 96 modunu kendinize gelin İstanbul ile şaka olmaz

Buruk bir doğum günü




Dünyada bundan daha zor bir doğum günü mesajını kimseye yazamam, farklı tribünleri kovalasak bile verilen ortak mücadelemiz hep aynı bunu bilesin alpaslan abi bugün senin doğum günün merak etme yeryüzündeki kardeşlerinin aklında fikrinde halen sen varsın heralde bakıp görüyosun sende bunu iyiki doğdun abi