
Cuma gecesini cumartesiye bağlayan gece düştük Ankara yollarına. İçimde bişeylerin aksine gideceği yönünde hisler olsada çıktık yola pamukkale turizmin o güzel teknobüs konforu ile biraz tv keyfinden sonra uyku moduna geçerek gözümüzü polatlı yakınlarında açıyorduk otobüs içinde hizmette sınır yok yenilen sabah kahvaltısından sonra aştide oluyordu otobüsümüz sonra ki durakları bende hatırlamıyorum ümitköy sincan derken kendimi birden trende buluyordum.
Saat 17,30 gibi stad çevresindeki yerimizi aldık kardeşlerimiz abilerimiz ile hasret giderip karınlarımızı doyurduktan sonra saat 18,15 gibi içeri girme kararı alıyor ve malum çileli turnike kuyruguna salak yaparak içeri giriyoruz. Bize ayrılan kısmın fazla dolu olacağını biliyorduk ama maça 45 dakika kala her yer dolu ve dışarda içerden daha fazla insan olması acaba 1 bileti 5 keremi sattılar sorularını akıllarımıza getirmedi değil hani her neyse maç öncesi antreman tarzından besteler söylendi başka tribünlere ait güzeldi sanırım herkes eşlik etti. Maç yine klasik omuz omuza ve bu sene sensin şampiyon ile başladı sonrası malum bişey yazmak istemiyorum bi ara beste girilemedi biz bu olamayız dün gerçekten rüya falan olsun ve artık uyanalım.
Maç yine 0-0 bitti şaşırmadık ne diyelim aziz başkan sen çok yaşa, maçtan sonra ahmet serkan kardeşime misafir oldum sağolsun önce karnımızı doyurdu daha sonrada evinin kapılarını açtı yorgun olan bedenler yatak görünce hemen uyku moduna geçti zaten sabah kalkıp kahvaltıdan sonra aşti yollarına düştük ayrılan biletimizi satmalarına rağmen istediğim saatteki otobüsten bilet buldum ve yolculuk yeniden başladı teknobüs konforo ile yolda kaç milyon hayal kurdum ben bile bilmiyorum tek bildiğim ankara bana uğurlu gelmiyo bir kere yüzüm gülse 1000 kere hüzün oluyo hayırlısı artık
Samiyen deplasmanında görüşmek üzere hayatta herkese başarılar