Deplasmanisa



27 yıllık hasretin sonlandırılmasına bir adım kala rotamız bu sefer manisa, manisaspor ile 14 şubatta oynadığımız lig maçında berabere kalarak şampiyonluk yolunda yara almıştık bu sefer 2-0 gibi net bir skorun avantajı ile gidicektik manisaya ve 27 yılın baskısı ile, salı sabaha 11 gibi denizliden düştük yine arma için yollara, üniversite içinde faaliyet gösteren kardeşlerimizin vize, liseli kardeşlerimizinde sınav haftası olması 10 liralık bilet fiyatına rağmen ilgiyi yok denecek kadar düşürmüştü ama bilen bilir Denizli bu sene her yere gitmenin peşinde armanın yanında olmanın peşinde, arabamızın kontağını çevirdikten sonra durmaksızın manisa yollarını düştük erken gitmemizin amacı bu sefer manisayı fetih etmekti, yollar gözümüzde büyüyor bitmiyordu manisaya 20 km kala verilen molada uzaktan gördümüz erike ağaçlarına adeta saldırı haline geçtik bu sırada sınorlak ibonun telefonu kayboldu onuda bulduk sonra tekrar saldırı :) 15- 20 dakika süren molamızdan sonra manisa tabelasını görerek tarzan şehrine adım attık ama yok böyle bi şehir sıcaklık belki 15 derece ama anlam veremediğimiz birşey var ne biçim bişey varsa artık antalyadan bile daha beter giydimiz tshirt bile üstümüze yapışık kalıyordu eee burası deli şehri dedik bizde atlet hesabı gezmeye başladık ki gezilecek tek bi yer olmayan şehirde uzun arayışlar neticesinde bi kahve bulduk ve çöktük önce aldığımız kahvaltılık malzemeleri yedikten sonra okey sefası yapmaya başladık ama bu şehrin sıcağında onu oynamak bile ölümdü bize saat 16.00 civarında yeter artık diyerek stadyum çevresine gittik polisler falan daha yeni gelmişti, manisalı kardeşlerimiz ile makara muhabbet derken biraz dinlenme molası vererek arabamızda uzandık bazı kardeşlerimizde muhabbete devam etti saat 17,15 civarlarında hareketlenmeler başladı kapıların açılması ile pankart muhabbetine içeri ne kadar insan sokarsak o kadar iyiydi ilk iki denemeden sonra saat 17,45 gibi pankart ve osmanımızı stadyuma sokabildik daha sonrada sıkıntı olan bir arkadaşımızı dışarda gundi kardeşimiz ile beklemeye başladık saatler ilerledikçe çevre il ve ilçelerden gelenler ile stadyum girişi oldukça yogunlaşıyordu ama yinede münferit seyirci taraftar oranından fazlaydı saat 19,00 gibi içeri girerek tribündeki yerimizi almaya çalıştık meraklı gözler sahada ısınan takımı çağırıyor sevgi gösterisi yapıyordu ki o dakika da İstanbul burada olmazsa sıkıntı olur diye düşündüm ve düşündüm başıma geldi her neyse saat 19,45 gibi İzmirli abi ve kardeşlerimizin gelmesi ile biraz tribün kültürünü bilen insanların oluşturduğu bir grup ile başladık beste girmeye ama seyirci sayısı oldukça fazlaydı bizimde tek hatamız ayrı durmamızdan dolayı olmuştu gelen gruplar bir arada durabilse çok güzel şeyler yapabilirdik.

İlk yarı vasatın biraz üstünde sergilenen tribün için ikinci yarı bişeyler yapmak gerekti ve ikinci yarıda biraz olsun tribüne renk getirdikten sonra gelen gol ile iyice çoşarak hafta sonu oynanacak olan 8taş maçına atıfta bulunarak bazılarının kulaklarını çınlatıyorduk ikinci yarı gerçekten gözle görünen bi güzel tribün performansı vardı maç 1-1 berabere bitmiş takımımız kupada finale kalarak hasreti bitirmek için son viraja girmişti maç sonunda takımı tribüne çağırdık ve 2 kupayı getirin bize canımızı verelim size dedik onlarda ellerini yumruk yaparak artık bu sene tamam der gibi bi imaj verdi, klasik bekletilme esnasında maç içinde dişi tarzanlar yüzünden birbirine giren açık tayfa diye adı olan ve bu maç ismi yine değişmiş grup klasik hareketler yapmaya başlamıştı ki 14 şubattaki maçta olduğu gibi emniyetin gazabına ugrayarak geri viteslerini bir kez daha gösterdiler bizim maç sonu çıkmıyoruz ve süper ötesi makaramızda görülmeye değerdi izmirli kardeşlerimiz ile gerçekten oldukça eğlendik hatta bi ara sahaya girip halay çekmeye bile kalkıştık :)

Geri dönüş yolu malum biraz üzüntülü oluyor kardeşlerimizden ayrıldımız için yine öyle oldu maç çıkışı vedalaştık sözler verdik illa maç olunca görüşmeyelim diye manisadan çıktımızda saatlerimiz 11,00 civarı falandı gözümüzde bitmeyen yol birden bitmişti salihli ilçesinde çimler üstünde verilen mola günün yorgunluğunu almaya yetiyor gibiydi arka koltuklarda bayılan ama inatla bayılmıyoruz dedimiz kardeşlerimize makara yaparken birden kendimiz uyuduk :) arma sevdasında ismini taşıdımız ve bazılarından daha çok sevdimiz şehrimize geldimizde saatlerimiz 01,30 civarı falandı evlere dağıldık sonrası malum yorgunluk ve uyku :) bu maçta bizimle beraber harbiden bagıran kardeşlerimiz Osman, Gundi, Sınorlaks İbo, Kürşat , Şoför Veliye teşekkür ediyorum

Sırada Urfa var inşallah oradada armanın peşinde olacağız, hayatta başarılar